Sakin ve Huzurlu Bir Pazar

Mükemmel bir hafta idi. Yayında ve yapımda emeği geçen herkese tek tek teşekkürü borç bilirim. Eskişehir'den ayrıldım. İstanbul'a geldim. Değişmeyen şey sürekli ödev yapışım oldu. Açıkçası birazda sıkıldım gibi. Ama tez sürecim başlıyor. Bunu hissediyorum. Güzel bir çalışma olacak gibi. Bunun yanı sıra İstanbul trafiğinden nefret ettiğimi belirtmiş miydim? Nefret ediyorum bu trafikten.

Es es'de her yere yürüyerek giderdim. Otobüse bildiğim o kadar azdı ki. Geldiğim gün özlemeye başladım. Yağmurlu bir çarşamba günü İstanbul'a geldim. Fakat kesinlikle hayatımın geri kalanını bu şehirde geçirmeyeceğim. Bu şehirde sayılı zamanımın kaldığını hissediyorum. Bir gün bavulumu toplayıp İstanbul'u yağmurlu bir günde terk edeceğim. Neyse edebiyat yapmayacağım.

Eskişehir'de çok kısa bir süre kaldım. Fakat etkisi uzun süre geçmeyecek gibi. Bundan sonraki limanımı biliyorum. Fakat kesinlikle ifade etmeyeceğim. Bu sihirli bir dünyada gördüğüm küçük bir rüya. Bir sır olarak bekliyor beni ve ailemi. Hayret ediyorum. Nasıl bazı şeyleri bilebiliyorum.

Konuyu hemen film tavsiyeme getireyim. Fahrenheit 451 filmi harika bir film. Kesinlikle izleminizi tavsiye ediyorum. Evdeki kitaplığıma bakarak izledim filmi. Uzun bir film ama mutlaka izlenmeli. Film hakkında spoiler vermeyeceğim.

Şarkı önerim ise aşağıda.



Yapmam gereken ödev, okumam gereken makale ve çalışmam gereken bir ingilizce sınavım var. Ve ben bu pazar bunlar çok az çalıştım. Hiç çalışmasam vicdanım sızlar. Çalışsam canım sıkılır. Aradaki ironiyi bir türlü çözemiyorum. Tek istediğim uzun uzun romanlar okumak ve birilerinin hayatlarını görmek. Bu kadar basit aslında.

Bu hafta en iyi Rihanna resmi köşemde (bunu bu hafta çıkarttım. İyi de oldu) aşağıdaki resim var.

rihanna s&m
Hareketli bir hafta idi. Ve hala bitiremediğim ödevler var. Aklımdan çıkmıyorlar. Fakar işin ilginç yanı bitirmek için bir şey yapasım yok. Aslında başlasam bitireceğim. Ama başlayamıyorum. Karmaşık duygular işte. Galiba insan olmanın verdiği bir şey. Geçen yıl yüksek lisans yapsam şöyle yaparım böyle yaparım derdim. Şimdi doktora yapsam böyle yaparım şöyle yaparım diyorum. Hep daha fazlasnı istiyor insan.

Tabi bunu kapitalizm ile bağlamadan bitirmek istemiyorum. Bizlerin karmaşık duygular içinde olması onun işine yarıyor. Seni ister kemerinden ister, kravatından tutup çekebiliyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Küçük yeni bir başlangınç

Whatsapp ve Kapitalizm